 Spor çocuğun bedensel, ruhsal ve toplumsal gelişimine olumlu katkılar sağlar. Bu bir gerçek. Bu gerçeğin ilerisine gidip, kaç kişi kendine "çucuklar nasıl çalıştırılmalı" diye sordu? 1992 yılında Avrupa Konseyi, Spor Etik Kanununu çıkardı. Kanunun 3. maddesi hem çocukların sömürülmesini yasaklıyor, hem de gelişimlerinin dikkate alınmasını vurguluyor. o halde çocuklar nasıl çalıştırılmalı? Her şeyden önce doping ve doping etkisine sahip suni (hazır) yardımcı maddelerden uzak tutulmalı; aldığı gıdalar tamamıyla doğal olmalı. Bir diğer husus; yüklenmeler çocuğun gelişimine paralel olmalı, aşırı yüklenmelerle enerjileri tamamen tüketilmemeli. Çünkü çocukların enerji depoları yetişkinler kadar gelişmemiştir. Kas iskelet sistemi de dikkate alınmalı, çocukların eklem bağları, kemik uçlarındaki kıkırdaklar zayıftır. Bu yapı; kırıklara, gelişim bozukluklarına sebep olur. Kasların yapıştığı kemik çıkıntıları kolay kırılır, kaymalar sık görülür. Uyluk kemiğiyle kalça kemiği arasındaki eklem kırığa ve kaymaya sebep olabilir. Bedensel bir sakatlık olmaması için bu hususlara dikkat edilmeli. Birde meselenin psikolojik boyutu var ve maalesef psikoloji burada da ihmal ediliyor. En bariz örneğini de; çocuğun bir spor türüne uyum göstermesini sağlamaya çalışmakla gösteriyoruz. Geleceğin şampiyonlarını yetiştirmek uğruna çocuğa uygulanan yoğun yüklenmeler; onun psikolojik ve toplumsal gelişimine yarardan çok zarar getiriyor, spordan uzaklaşmasını sağlıyor. Bu nedenle spor türlerini çocuğa uyarlamak gerekir. Çocuğun spor ortamı neşe içinde eğleneceği, rekabete dayalı bir oyun ortamı olmalı. Bunun için de; yapılan spora uygun oyunlara baş vurmalı, sıkıcı olan kurallar esnetilmeli. Fakat disiplinde elden bırakılmamalı. Gösteriş ve heyecanda ön planda olmalıdır. Bir çocuk 6 yaşından itibaren rekabet edebilecek duruma gelir. Ancak yarışma duygusunun yoğuluğu kişiden kişiye değişiklik gösterir. Ayrıca bu yaşlarda yardımlaşma, acıma, ön yargı ve düşmanlık duygularıda gelişir. Bunun için rekabetin dozunun ayarlanması gerekir. Bu ayarlamadan yoksun rekabet; düşmanlık duygusunun gelişmesine sebep olur. Bu ise; "Sporda Şiddet" olarak sporun her branşında topluma geri dönecektir. GENÇKUŞAK DERGİSİ 112 436 2003/04 YIL:9 SAYI:52 SAYFA:21 YAZAR: RAMAZAN TOKSARI |